14 Ağustos 2008 Perşembe

I Have A Dream

Başka insanlar için ne ifade eder tam olarak emin değilim ama ben hayal kurmayı severim. Hatta bana hayalperest bile dense (Bunca zamandır iyi kötü bir şeyler karalayan biriyim daha önce hiç bu kadar direk konuya girebildiğimide hatılamıyorum. Böyle bir dip notuda buraya düşmeyi uygun buldum) yedirdir. Belli bir yaşa kadar bunun çok faydasınıda gördüm. Hayatta başkalarının şüpheyle yaklaştığı şeyleri bu sayede ben hep neden olmasın diye düşünerek kafamda senaryolaştırdım.

Çoğu zaman basit bazı zamanlarsa ise hayatımın geri kalanını etkileyecek şeylerdi bunlar. Basit olanları genelde gerçeğe çevirebildim. Ama asıl zor olanalar gerçekleşselerde gerçekleşmeselerde bende ve ruhumda unutulmaz izler bırakmış. Beni ben yapan hayat tecrübesinin en temel parçası olmuştur.

Neler başardım neleri başaramadım diye bir liste yapmaya niyetim yok. Daha ziyade gece gece bunu bana yazdıran motivasyonun (ki benim yazı yazmamda bu motivasyon ve ani refleksif hareketler hep kilit rol oynamıştır) yani benim en değerli özelliğimin hem giderek körelmesi hemde kalan son kısmınında bana çoğunlukla acı vermesi durumundan bahsetmeye niyetliyim.

Hayatımda ruitne girdiğim çok zamanlar oldu. Ama şu son bir ayda hayatımın geri kalanın büyük kısmınında rutin olacak yaşam tarzına adapte olmakla uğraşmaya başladığımdan beri işler önceki zamanlara benzemiyordu. Eskidende hayal kuramadığım ve tıkandığım dönemler olurdu. Ama bu sefer durum daha farklı hayal kurmak isteyipte kuramama durumunda ziyade hayal kurma isteğimin olmaması en büyük sorunum.

En sıkıldığım anlarda yada en hayatın üzerime geldiği anlarda hayal dünyam benim kaçıp saklanmaktan en çok zevk aldığım yerdi. Hatta sırf bu nedenle orada iyi yada kötü ne düşüneceğimi planlamaz kendimi bilinçaltıma bırakırdım. Şimdi ise sıkıldığımda boş gözlerle duvara yada pencereden dışarıya bakıyorum. Aklımdan en ufak bir şey bile geçmiyor. Bu boşluktan bunalıp sıkıldığım işe geri dönmeye başlıyorum.

Hayal kurabildiğimde ise daha önceden bilinçaltıma tanıdığım o serbestlik beni arkadan vuruyor. Ya bu aralar kızdığım hatta öfke duyduğum şeyler gözümün önünde beliriyor yada sonunda üzüleceğim durumları görür oluyorum. Bilinçaltımda nedenini henüz bulamadığım bir öfke ve hayata isyan etme isteği var. Normalde bu duyguları her zaman azda olsa taşırdım. Ama bu son zamanlarda daha önce hayatım boyunca hissetmediğim kadar güçlü hissediyorum. Hatta bu hissimi haykırarak dünyaya duyurmamak için kendimi zor tutuyorum.

Bunca zaman hayata karşı pes etmeden mücadele edip, mümkün olduğunca kendim için olmasa bile etrafım için pozitif düşünmeye çalıştıktan sonra artık gördüğüm yada başıma gelen her şeyden sonra gözümü kapayıp bir anlık için bile bilinç altıma gittiğim anlarda içimde bir ateş yanıyor. Bu ateş öfkeden beslenen bir ateş hayata olan bitene en basit şeylere bile karşı anlaşılamaz ve çok yoğun bir öfke bu.

Asıl anlamadığım hayatımı düzene sokmaya başladığım bir kaç trajedi yaşasamda hep hayalini kurduğum şeylere sahip olmaya başladığım şu dönemde hayatla çok daha barışık olmam gerekirken ben hiç olmadığım kadar agresif hareket etmeye meyilliyim. Sırf bu ruh hali nedeniyle zaman zaman insanları kırmamak için onlardan uzaklaşıp kendim ile kavga ediyorum.

Hayat neden böyle, gece neden ay parlamıyor, yıldızlar neden sönük yada çok basit yada gereksiz şeyler bile sinirden delirmem için yetiyorda artıyor. Eskiden hayal dünyamdayken attığım stres sanki o dünyada birikmiş ve şimdi bütün hiddeti ile tekrar bilinç üstüme çıkmak istiyormuş gibi hissediyorum.

İnanın bana bu durum fiziksel herhangibir işten çok daha fazla insanı yıpratıyor. Hatta işte kafamı sürekli başka şeylerle meşgul ettiğimde daha kendimde gibi hissetiğimi bile söyleyebilirim. Ama yanlız kaldığımda nedense bu durum artık eskisi kadar hoşuma gitmezken kalabalıklar karışmakta eskiden geldiğinde çok daha fazla itici gelme başlıyor.

Umarım tüm bunlar sadece adaptasyon ve uyum süreci ile bu süreçte yaşadıklarımında şok üstüne bir şok daha yaratmasından kaynaklanıyordur. Çünkü içinde bulunduğum durumun kalıcı olmasını isteyeceğimi yada bu halime alışabileceğimi pek sanmıyorum. Daha doğrusu böyle hayal kurmayan agresif ve ruhsuz bir adam olmak istemiyorum.

4 yorum:

a.nur... dedi ki...

yazı "hayal" hakkındaysa otur oku,hele hayal kuramayan bir insan betimlemesi,analizi her neyse varsa dikkat kesil...
bana da oluyor şurda 2-3 ay var ki...
hayal kurmaya korkuyorum sanki...
o kadar çok kırıldı mı ya hayallerim,çok mu canım yandı?bilmiyorum bazen yaşadıklarım hafif bazen kayadan ağır oluyor.
ama insan çok fazla değişemez değil mi?o yüzden umutluyum...
bir gün ben de hayal kurcam8-)
sen de!

CaRtMaNtR dedi ki...

İnsandan insana değişiyor sanırım o değişim. Kendi adıma konuşmam gerekirse yıllardır kabullenemediğim ergenlik ve büyüklük olgusunun (sanırım) sonunda galip gelmesi ile eskisi kadar hayalperest olamayacağım. Tek umudum zamanla o boşluğu doldurabilecek bir şeyler bulabilmem. Ama belli mi olur belki hayatımı yeni bir dengeye oturtabilirsem yeniden o eski halime dönerim. Aslında bu konuda destek verebilen yol gösterebilen biri olur muyum bilemiyorum.

Öyle yada böyle eskisi kadar olmasada hayal kurarım ilerde (umarım) :D

NOT: Bu arada yazdıklarıma yorum yapılması pek beklediğim bir şey olmadığından biraz geç cevap verdiğimden dolayı özür dilerim.

a.nur... dedi ki...

"denge"
umarım bulursun o dengeyi,doğru belki de daha az hayalci bir kişilik daha doğru adımlar atar hayata...
ama benimkisi geçici bir şey olmalı,yoksa yaşayamacağım bir dünya oluyor karşımdaki,hayal kurarak yaşayabiliyorum bazen...
boşluk doldurcak şey belki kulağa hoş geliyor;fakat onun gelmesini beklemekten usananlar var 8-)
boşluk giderek büyüyor bu arada,hayaller yerinde saymaz ya...

p.s:özre lüzum yok,sadece yorum yapmak istemiştim,yorum yazmak zorunda değilsin elbet...hatta burası fazla halka açık bir mekan,okunup yorum gelmesi seni kızdırmış bile olabilir...bir özür varsa ortada o benden sana olmalıydı.

CaRtMaNtR dedi ki...

İnsan büyüdükçe hayalleri küçülür klişesine hayal boyu karşı çıktıktan sonra bu duruma şimdi acaba olabilir mi diye bakarken kendini bulmak zor oluyor. Ama seçimler konusunda hayalciliğin pek sorun yaratıp yaratmayacağını bilemiyorum. En azından o kadar uzun vadeli plan yapmadığımdan zamanı görünce bizzat görüp yaşamayı tercih ederim. Tecrübeler planlardan daha çok şey kazandırıyor insana.

Not: Senin adına özür dilemen gereken bir şey yok. Zaten ben buraya kendim hakkında bir şey yazıyorsam bir şekilde bir yorum yapılmasınında mümkün olduğunun kabullenmeliyim. Sadece pek alışkın olduğum bir durum olmadığından reaksiyon vermekte bir kaç gün kadar geç kaldım :D