28 Kasım 2008 Cuma

Ben Bir Garip Cezveyim Köşe Bucak Gezmeyim

Bu aralar birazdan bahsedeceğim konu oldukça popüler. Ayrıca üstünde biraz düşününce gayette bahsetmesi eğlenceli bir konu olacağından (hem az birazda bu yönde istekte varken) bulduğum ilk boş vakitte (ki oda şu an oluyor) yazmanın hayırlı olacağını düşündüm.

Neyse bu peşrev kısmını ziyadesiyle uzatmadan konumuza girelim. Efendim konumuz garip huylarımız. Daha doğrusu kişinin kendi tuhaf huyları yada sık sık başına gelen ve genelde şannsızlığın kanıtı olarak gösterilebilecek olaylar. Teker teker yazmak gerekirse;

- Yabancı bir ortama girdiğimde hele birde o yabancı ortam uyum sağlamamda zor bir ortamsa çok ciddi şekilde içine kapanır gözlerim önümde öyle dururum.

- Çoğu zaman uzun süre konuşmadıktan sonra bir şeyler konuşmaya başlayacaksam sesim muhakkak çatallı ve tuhaf çıkar.

- Randevularıma geç kaldığımda acele etmeyi, erken gittiğimde beklemeyi hiç ama hiç sevmem.

- Güzel bir manzara gördüğümde tam ona bakmak istediğimde önüme illa bir şey yada birileri çıkar.

- Bir yere yetişmem lazımsa yürüdüğüm yolda illa önümde biri zınk diye durur. Bende ona çarpmamak için kırk takla atmak zorunda kalırım.

- Ne zaman elimi cebime yada çantamın gözüne atsam aradığım şey illa en dipte, en ulaşılmaz yerde çıkar.

- Bir yerimi sakatlamışsam o yeri defalarca daha çarpar canımı çok daha fazla yakarım.

- Sinemada tam yerime oturup yerleştiğimde mutlaka yan taraftaki koltuklara geçmek için ayaklarımı toplamamı rica eder.

- Böyle garip huylar filan diye lafa girip daha ziyade Murphy Kanunlarının vücut bulmuş hali şeklinde olayları sıralamakta bu yazının bu ana kadar ki kısmı ile buraya girmeyi hakketti.

- Bir şeyi birden çok kere tekrarlamam gerektiğinde agresifleşirim.

- Çok pis bir inat huyum vardır. Kendi zararıma olsa bile bir şey benim için inada binerse o şeyde sonuna kadar giderim.

- Başladığım pek çok işte daha işin yarısına gelmeden o işten soğumaya başlarım. Ne kadar bu huyuma sinir olsamda özellikle ders ve iş konusunda bunu çok yaparım.

- Sıkıcı bir şeyle uğraşıyorsam çok kolay dikkatim dağılır. Daha doğrusu dikkatimi dağıtmak için yer ararım.

- Yeni ayakkabı yada pantolon aldığımda ilk önce sağ ayağımı ayakkabının yada pantolonun içine sokarım.

- Çok heyecan yaptığımda yada paniklediğimde önce çok sağlam saçmalar sonrada onu normalde yapamayacağım şekilde iyi toparlarım.

- Herhangibir şeye hazırlanmaktansa onun yerine doğaçlama bir şeyler yaparak geçiştirmeyi tercih ederim.

- Eskiden hep sınavlarında hasta olurdum. Sınav kağıdına eğildikçe beynim burnumda akacak gibi olurdu.

- Bazen aklıma komik bir şey gelir. Ama bundan ziyade bu komik şeyler en olmadık yerde ve zamanda aklıma gelir. Gülmemek için kendimi zor tuttukça suratımda daha saftorik bir ifade oluşur.

- Teknoloji özürlü sayılabilecek biriyimdir. Bu nedenle pek çok teknolojik yeniliğe karşı dururum ama sonrasında pes eder bende o yeniliklere sahip olurum.

- Son bir kaç yıldır kendimi çok yaşlanmış gibi hissetiğim anlar oluyor.

- Hayatta pek çok şeyi ancak tecrübe ederek öğrenebiliyorum. Sobaya elini uzatıp canını yakarak öğrenengillerdenim.

- Motive olabildiğim zaman önümdeki zorlukları aşma konusunda başarılı sayılırım.

- Çevremde kaba insanlar gördükçe sinirlenir inadına daha saygılı olmaya çalışırım. (Ama bunu nedense her zaman yapmam bazen sadece gördüklerime sinir olur geçerim)

Aslında böyle listelerin kolay kolay sonu gelmez. Bu nedenle burda noktalamak en hayırlısı olacak. Daha sonra böyle lislenecek kadar birikim olursa yeniden kaldığımız yere döneriz.

1 yorum:

sLn dedi ki...

"Sıkıcı bir şeyle uğraşıyorsam çok kolay dikkatim dağılır. Daha doğrusu dikkatimi dağıtmak için yer ararım."

tam olarak şu saniye yaşıyorum bu durumu yine :-/ yapmam gereken bir sürü şey var ama o kadar nefret ettim ki, yapmamak için kendime türlü türlü iş bulup oyalanıyorum :((