5 Ocak 2009 Pazartesi

Özledikleriniz

Başlık özledikleriniz. Konuyu tahmin etmeniz zor değildir elbette. Ama ben öyle çok derinlere çok geçmişlere gitmek niyetinde değilim. Hazır yeni yılar girmişken geçen sene bu zamanlarda olanlardan neyi özlemişim şöyle bir onları gözden geçireyim istedim.

Yanlız bunu anlatmaya başlamadan önce bu konunun aklıma neden geldiğinide anlatmak istiyorum. Yaklaşık beş dakika kadar önce yarın bir kanalda yayınlanacak bir macera filminin reklamını gördüm. Çok öyle ahım şahım bir film sayılmaz. Ama o filmi ilk defa izlediğim dönemleri hatırlamama yetti.

O zamanlar neler güzeldi yada o zamanlar yüz çevirsemde şimdi değerini bu kadar kısa sürede anlayabildiğim neler oldu diye düşünürken bunu anları en iyi burada yazarak ortaya koyabileceğime karar verdim. Hem belki gelecek sene bu zamanlarda bu yazıyı okuyup yine başka şeylere dalarım.

Neyse konu iyice dağalmadan artık mevzuya gireyim. Bu arada aklıma gelenleri önce bir cümle ile yazıp sonra o konudaki özlemleri anlatıp bir nevi madde madde gitmeyi planlıyorum.

Her şeyden önce şu son 8-9 aylık döneme kadar hayatımda önemli bir yer basketbol maçlarını izleyemiyorum. NBA hayatımda 2004 yılından beri çok ciddi bir yer işgal ediyordu. Bu hobi sayesinde hem kendi düşüncelerimi ilk defa düzgünce yazabileceğimi anladım. Hemde çok güzel dostluklar kurdum. Şimdi ise kasım ayında başlamış olan yeni sezona rağmen şu ana kadar daha bir maçı ne canlı nede banttan baştan sona izleyemedim. Fakat yinede konudan tamamen uzak kalmamak için elinden geldiğimce haberleri takip etmeye çalışıyorum.

Filmlere vakit ayıramıyorum. Sinema salonlarında filmi arkadaşlarla izlediğimden o konuda pek bir eksikliğim yok. Fakat eskiden indirdiğim yada DVD'sini aldığım filmlere çok ciddi zaman ayırabiliyordum. Hatta günde üç film izleyebildiğim günler vardı. Şimdi ise ancak çok ciddi şekilde seçici davranak kısıtlı zamanımı en efektif şekilde değerlendirecek kadar film izleyebiliyorum. Ama yinede film arşivi yapma hevesi konusunda değişen bir şey yok. Hatta artık kendi ekonomik kanyaklarımın olmasının bu bakımdan faydası var.

Bir sonraki maddemiz ise bir öncekinden çok farklı sayılmaz aslında. Eskiden takip ettiğim dizileri aynı yoğunlukta takip edemiyorum. Geçtiğimiz sene bence son yıllarda bir sezon içinde yayınlanmış en iyi dizi sezonu olan Dexter'ın ikinci sezonunu iki gecede izleyip bitirebilmiştim. Yada bazı dizilerin sezonları biriktirip tekmilini birden izleyebiliyordum. Şimdi ise ancak cuma akşamlarını dizi akşamı ilan ederek 2-3 dizi izleyebiliyorum.

En sondan bir önceki konu ise belkide benim için en önemli eksiklik. Geçen sene bu zamanlarda bana aile içinde en yakınlardan biri olan ananemi hayattaydı. İnsan kendine bu kadar yakın olan insanların asla ölmeyeceğini sanıyorsun sanırım. Hiç beklemediğim hatta bu konuyu yazarken bile inanamadığım bir durum bu. Bu konuda en güzel sözü annem (ki ben ananemi kaybedince oda annesini kaybetmiş oldu) söyledi. İnsan böyle bir yakınını kaybedince acısı zamanla azalmıyor, sadece çektiği acıya alışabiliyor. Gerçektende insan hala kabullenemiyor böyle bir yokluğu

Son olarak ise hayatımın genel olarak en ciddi değişikliğinden bahsetme istiyorum. Eskiden istediğini istediği zaman yapan. Mümkün olduğunca serserilik yada aylaklık olarak tabir edilebilecek şeyler yapabiliyordum. Aylarca saç yada sakal traşı olmadığım dönemler olmuştu. Yada yağmurlu havada ıslanmak pahasına kafamı korumadan yolda yürüyebiliyordum. Yada arkadaşlarımla istediğim saatte çıkıp gezebiliyordum. Şimdi ise hayatımın düzenlemesi haftasonu dışında benim kontrolümde değil. Bir yakınını kaybetmekten sonra bence insana en zor gelecek şeyde bu. Özgürlüğünü kaybetmek. Hemde bunu bilerek isteyerek yapmak. Benim gibi birinin sorumluk almak için adım atması ve elindekileri kaybetmeyi göze alması cidden kolay değil.

Bu kadar doğaçlama yazınca pek uzun bir liste yapamadım ama yinede aklımda olan en önemli maddeleri sıralayabildim sanırım. Peki tüm bunlar sonucunda bu sene içinde yaptıklarımın sonucunda kaybettiklerimi ve kazandıklarımı tartıya koyduğumda halimden memnun muyum diye bakarsak. Bence olması gerekenler oldu. Muhtemelen aynı şeyleri bir daha yapmam gerekse aynen böyle yapardım. Kaybettiklerime (Biri hariç) rağmen kazandıklarım hayatımda daha önce elimde olmayan şeylerdi.

Bakalım seneye bu zamanlarda neler yazacağım ...

2 yorum:

a.nur... dedi ki...

"kendi işin kendi yaşamın" daha bir özgürlük çağrışımı yapıyordu bende...
fikrimi değiştirmek üzereyim:S

CaRtMaNtR dedi ki...

Daha kısıtlı boş zamanda daha özgr hareket etme imkanın oluyor diyerek durumu açılayayım diyorum ama tanımlamayı yazarken banada karışık geliyor :D

İstediğini yapacak kaynak ve gücün oluyor ama bu seferde yapacak vaktin olmuyor. Öğrenci iken olan durumun tam tersi bir yerde ama yinede ben bu durumu tercih ederim.. Hiç değilse her an elinin altında kendina ait kaynakların olması çok güzel.